Takdir Tayin Etti

Takdir Tayin Etti
Takdir Tayin Etti

İçerde ve dışarda çeşitli baskı grupları Refah’a karşı büyük tepki kampanyası yürüttüler. Buna karşılık bizde pek çok siyasi partinin bulunması özellikle bunların uzun yıllardır taraftar bulmaları ufukta hiçbir zaman Refah’a biri umut ışığı yakmamıştır. Fakat son on yılda hadiseler Refah iktidarından kaçınmanın imkânsız olduğunu kaçınılmaz kıldı. Kader penceresinden olaya baktığınızda günlük hadiselerin hepsi de bahanedir ve kader hizmet etmekle mükelleftir.

Yoksa ANAP’ın ve DYP’nin düştüğü yanlışları aklen yorumlamaya imkân yoktur. Ellerindeki hazır reyleri eritmek için o kadar hızlı çalıştılar ki millet Refah’tan başka çıkar yol olmadığı inananı yakaladı. Aslına bakarsanız elli yıldır devlet ve millet arasındaki sevimsiz gerginlik sürüp gelmekteydi.

Milletin titizlikle saygı gösterdiği bütün manevi değerler devletçe görmezlikten gelindi hatta üstüne üstüne vararak tahrip edilmek istendi. Zaten bütün dünyada din gerçeğinin toplumdaki etkisi biliniyor, yalnız marksist ülkeler artı Türkiye bunu bilmiyor, anlamıyordu. Hatta dini temelleri yok etme çabaları yarış halinde sürdürülüyordu.

Bugün Refah Partisi’nin doğup yaşamasına sebep olan tohumlar tâ o zamandan atıldı. Millet çeşitli bahanelerle evleri basıp Kur’an dâhil evdeki bütün dinî eserleri çuvala doldurup götürenlere karşı öylesine ciddi bir tepki dağı oluşturdu ki, Demokrat Parti çıkar çıkmaz bir hamlede o gün devleti temsil eden Halk Partisi’ni yerle bir etti. Rahmetli Adnan Menderes milletin bu hıncını çok iyi bildiği için elinden geldiğince millete yakın bir devlet yapısı oluşturmaya çalıştı. Fakat bir taraftan Celal Bayar fireni bir taraftan Halk Partisi bu güzel fırsatı imha ederek yeniden millete rağmen devlet yapısı oluşturmaya başladı. Ard arda kurulan sağ partiler içerisinde akıl almaz bizans oyunları ile inananların iktidar noktalarına gelmelerini köstekledi. Şimdi ortanın sağında dedikleri bu tip partiler, adalet partisi devri de dâhil daima reylerini milliyetçi adaylarının sırtından kazanarak yönetimi aynı partideki liberal diye tanıtmak istedikleri inançsız kesime verdiler en yakın zamandaki örneğinde bile, milliyetçi muhafazakâr iddiasıyla ortaya çıkan DYP’li bakan muhafazakarların en hassas olduğu İmam Hatip liseleri açısından halk partisinin istediği istikamette kararlar aldı. Yine aynı iddialarla ortaya çıkan ANAP içindeki muhafazakâr milletvekillerinin baskısıyla Refah’la iktidar yapmak üzereyken bir gecede kendini rantiyecilerin kucağına attı.

İşte bütün bunlar milletin kaderinde Refah iktidarını gösteren apaçık aşırmalardır. Daha on sene evvel Türkiye’deki yarım yamalak iktidar döneminde ve belediyelerde yaptığı icraatlar onu politika sahnesinden siliverdi. Gerek dışardaki gerek içerdeki şer kuvvetlerin yarattığı suni şöhretlerin hemen hepsi öyle gaffar hatalar yaptılar ki, millet en sonunda hepsinden birden nefret etti. Aslında milletin gönlünde uzun süredir Refah umudu vardır, fakat bu umudun canlanması ancak diğer partilerin iflası ile ortaya çıkabildi. Bugün Türkiye’de ne kadar sorun varsa hepsinin temel sorunları millete rağmen devlet olma hevesinden doğmuştur. Yeryüzünde bir daha emsali olmayan bu devletin yüksek ahlaki devrim çirkinlikleriyle çiğnene çiğnene sıradan bir toplum haline sürüklenir hale gelmiştir.

Sabır, hakka riayet, Allah korkusuyla haramdan kaçma korkusuyla insanlar telef edildikçe batının çirkin insan tipleri çoğalmaya başladı. Fakat milletin vicdanı bu çürümeye tahammül edemedi ve sonunda tekrar aslına dönmekten başka çaresi olmadığı bilincine vardı. Refah iktidarını bir takım baskı unsuru olarak görmek isteyenler ve ancak bu yolla memleketi yönetebileceğini sananlar büyük bir gaflet içindeler. Çünkü Refah’ın yapacağı bir tek iş vardır: bu millete geleneksel ahlakını iade etmek. Bunun için ne bir yeni kanuna, ne baskıya ihtiyaç vardır, bu milletin ahlakına ve imanına uzanan ellere dur demek kâfidir. Ve mânasını bulan bir milletin nasıl bir büyük değişime uğrayacağını ve başarıdan başarıya koşacağını yakında göreceğiz. Bunun küçük bir örneğini belediye iktidarlarında gördük.

İlahi takdir bu memlekete yeniden bir dirilme fırsatı verebilmek için Refah iktidarını öyle adım adım hazırladı ki hiç bir bizans oyununa ve satma alternatifine sahip değildir. Şimdi önümüzdeki çok kısa süre içinde bu imkân sergilenecektir ve en iyi alternatifte Refah-DYP iktidarıdır. Pek çokları yukardan beri sıraladığımız hikmetleri bilmediği için Refah taviz verecek sanıyorlar. Refah ne taviz vermeye ne de taviz almaya muhtaçtır. Böyle bir koalisyon hukuki ve siyasi şekli ne olursa olsun bir formaletiden ibarettir. Millet bu vesile ile kendinin iktidara geldiğini hissedecek ve bütün karmaşık çıkmaz sorunlar sabun köpüğü gibi kaybolacaktır.

Siz Cenab-ı Hakk’ın bu milletten istediği tercihi yaptınız, bundan ötesi ilahi bir nimet sırrıdır. Bu milletin çok yakında çözülmeyen sorunu kalmayacaktır. Evet, sevgili okuyucularım takdir tayin etti. Çünkü Türkiye çileli günlerini geride bıraktı.

Bu yazı Onkolog Dr. Haluk Nurbaki, 9 Haziran 1996 tarihli Akit Gazetesi’nden alınmıştır.