Dr. Haluk Nurbaki

EVREN ve DÜNYAMIZ

İnsanoğlunun bütün varlıklara nazaran en değişik yanı, etrafını merak etmek özellikle evreni merak etmek, yaratılışı merak etmek, nasıl yaratıldığını merak etmek ve bu evrende bulunduğu bu sonsuz mekânda kendinin yerini düşünmek insanın vazgeçilmez bir tutkusu. İnsanın yapısında bir evren tutkusu var. Biz evrenleri genelde hep uzayda, gökyüzünde aradığımız için evren deyince sonsuz mesafeleri kastettiğimiz için […]

 Dr. Haluk Nurbaki

İlim ve Program

İlim ve Program

Bazı şeyler vardır ki, kavranması ve târifi fevkalade güçtür, ama herkes bunu tanıdığını, bildiğini sanır. Bunlardan bir tanesi, belki de en mühimi, ilimdir.

Bir eserin ve bir sanatın kıymeti onun programından doğan bir ruhtur. Onun için takdir edilen plan ve programın inceliği, ona bütün diğer varlıklar içerisinde bir farklılık kazandırır. Bir şeyin plan ve programı ne kadar güzel tanzim edilmişse, o programın maddi alemde bir tezahürü olan eser dahi o derece harika olacaktır. Kâinata baktığımızda her ne tarzda […]

 Dr. Haluk Nurbaki

EVRENDEKİ BİLİMSEL HİKMETLER

Haluk Nurbaki ve Semih Sergen ile Trt sohbetlerinde bu defa evren deki bilimsel hikmetler keşfediliyor.

 Dr. Haluk Nurbaki

KAİNAT VE İNSAN NEDEN YARATILDI?

KÂİNAT NİÇİN YARATILDI? ALLAH KENDİSİNİ TANIYAN BİR VARLIĞI NEDEN MURAD ETTİ? Cenab-ı Hakk: ‹Ben gizli bir hazineydim bilinmek istedim, onun için mahlukatı yarattım!› Demek ki Allah’ın, sonsuz güzelliğini seyretmek ve sonsuz ilmini görmek istemesidir. Peki, (Yüce Allah) kendi güzelliğini nasıl seyredecek? Bir; İlim haliyle düşünülebilir, ikincisi de; güzellik haliyle… Yüce Kitabımız da; ‹Biz yedi kat […]

 Dr. Haluk Nurbaki

Ateist’in Dünü, Bugünü, Yarını…

Ateist’in Dünü, Bugünü, Yarını…

dev ilim adamlarının Allah inancına getirdikleri ilmî açıklamaları görmezlikten gelerek, geçen yüzyılın çöplüklerini karıştıran çağımız Ateistlerine acımamak ve onların nasipsizliklerini klinik bir vaka olarak kabul etmemek mümkün değildir.

Dünya denen imtihan sahnesinde güzel ile çirkinin, hayır ile şerrin mücadelesi sürer gider. Ve bir gün, ilâhî emrin “PAYDOS” emri ile gerçekler yeryüzüne seriliverir. Tarihin en eski devirlerinden beri devam eden bu mücadelede, har an kıyafet değiştiren inkâr fikri, 19. yüzyılın başından bu yana ilim maskesini takmış görünüyor. Ancak yirminci yüzyılın ikinci yarısından itibaren bu […]

 Dr. Haluk Nurbaki

Sevginin Biyolojisi

Sevginin Biyolojisi

Maddeperest ve makina insan olma alışkanlığı, sevgi gibi mukaddes bir duyguyu kaybettirmektedir. Halbuki maddenin bizzat kendisi câzibe dediğimiz bir tür sevgiden kuruludur. Elektron câzibesini kaybetse atom yok olur. Gezegenler câzibelerini kaybetseler uzayın sonsuz boşluğunda kahrolurlardı.

Tıp ilminin yeni yeni konusu olmaya başlayan sevgi, kâinatın temel kanunudur. Maddeperest ve makina insan olma alışkanlığı, sevgi gibi mukaddes bir duyguyu kaybettirmektedir. Halbuki maddenin bizzat kendisi câzibe dediğimiz bir tür sevgiden kuruludur. Elektron câzibesini kaybetse atom yok olur. Gezegenler câzibelerini kaybetseler uzayın sonsuz boşluğunda kahrolurlardı. Yine de asıl sevgi kâinatın en mükemmel varlığı insanda […]

 Dr. Haluk Nurbaki

Kâinatın Anahtarı

Kâinatın Anahtarı

Fatiha sırrı, insanla kâinat arasındaki bilinmezliğin temel hikmetidir. Onun ilk âyetlerini tek tek inceleyecek ve Kur'an'ın nasıl bir mucize olduğunu anlayacağız.

Muhterem okuyucularım, bu yazımda sizlere kâinattaki sır ve onu açan Fâtiha anahtarından bahsetmeye çalışacağım. Göreceksiniz ki, en küçük zerreden tutunuz en büyük yıldızlara kadar her yaratılan şeyin kendine has bir ibâdeti, bir hedefi ve gayesi bulunmakta ve bunlarda saklı olan sırlar, Fâtiha anahtarı ile açılmaktadır. Her yazımızda olduğu gibi yine sizlerle birlikte ufak bir seyahate […]

 Dr. Haluk Nurbaki

Kader Riyaziyesi

Kader Riyaziyesi

Gramofon diskinin üzerindeki iğne gibi kaderimizin nakışlarını nokta nokta terennüm etmekle mükellef oluyoruz.

Müsbet ilimler Yirminci As­rın başından itibaren kuru maddecilikten sıyrılmış, eşyayı, madde ve mâna külçesiyle bir ara­da mütalâa ve müşahede devresine girmiştir. Bu arada, uzun yıllar ilim ka­nunları dışında kalan zaman mefhumu atom sırrını prensip bakımından ilk defa açıklayan (Aynştayn) ın eliyle riyazi kat­iyetlere doğru bir hendese davası mahiyetini almıştır. Malûm­dur ki, insanlar, kâinata yayıl­mış bulunan […]