Dr. Haluk Nurbaki

KADER

Allah’ın verdiği nimetleri paylaşan ve de Allah güzelliklerini gören, hiçbir hadiseyi çirkin görmeyen, hiçbir şeyi abes görmeyen bir gönle sahip olduğunuz takdirde Allah ne diyor: ben size güzel olan kaderi müyesser kılarım. Demek ki, eğer kader sabit olsaydı bu ayet-i kerime gelmeyecekti.

Bismillahirrahmanirrahim. Sevgili Kardeşlerim bu gün sizinle kader konusunu konuşacağız. Bilindiği gibi bütün insanlar arasında hatta inanmayan arasında bile kader düşüncenin en önemli konularından bir tanesidir. Çoğu kez bir türlü bütün ayrıntılarıyla bilinemeyen, zaman zaman yanlış telakki edilen, zaman zaman insanın hayattaki ümitlerini alt üst eden hatta hatta imanından eden çok önemli bir konudur. 1. KADER BAŞLI BAŞINA […]

 Dr. Haluk Nurbaki

GÖNÜL 1

GÖNÜL 1

Gönül, ruhun insan bedeninde, insan varlığında açıldığı noktadır.

İyi günler sevgili dinleyiciler… Biliyorsunuz gönül sohbetine devam ediyoruz. Gönlün tanıtımına devam ediyoruz. Ve bugün gönlün ilahi yansıma sırlarını anlatmaya çalışacağız. Konu Başlıkları 1. MÜMİNİN GÖNLÜNE SIĞARIM 1.1. Nedir Bu Gönül Hikmeti? 2. AŞK DEDİĞİMİZ GÜCÜN VARLIĞI 2.1. Aşkın Varlığını Tanıtabilmek: Aşk-ı Mecazi 2.2. Aşk, Akıl Almaz Bir Gücü Temsil Eder 2.3. Aşkın Maverası: Rabbınız Değil Miyim? 2.4. Aşkın Boyutu […]

 Dr. Haluk Nurbaki

MUTTAKİLERİ HİDAYETE ÇIKARAN KİTAP

Kuran-ı Kerim, Levh-i mahfuzun Arapça’ya çevrilmiş bir özetidir. Yani “Levh-i Mahfuz” dediğimiz zaman bütün Kâinatın, âlemlerin ne kadar bilgisi, yazgısı varsa bunları ihtiva eden dev bir kompüter merkezi, demektir “Levh-i mahfuz” aslında. Yine Yüce kitabımız biliyorsunuz başlangıç kısmında, yani Sure-i Bakara’nın hemen ikinci, üçüncü ayetinde: “bu kitap insanları hidayete çıkaran kitaptır” demiyor; ancak muttakileri hidayete çıkaran kitaptır, diyor.

Kuran-ı Kerim, Levh-i mahfuzun Arapça’ya çevrilmiş bir özetidir. Yani “Levh-i Mahfuz” dediğimiz zaman bütün Kâinatın, âlemlerin ne kadar bilgisi, yazgısı varsa bunları ihtiva eden dev bir kompüter merkezi, demektir “Levh-i mahfuz” aslında. *** Konu Başlıkları 1. LEVH-İ MAHFUZ MERKEZİ 1.1. Allah’a Karşı Bir Sorumluluk Duygusu 1.2. Kuran İle İnsan İkiz Kardeştir 1.3. Kuran Okumayan, Namaz Kılmayan Bir İnsan […]

 Dr. Haluk Nurbaki

SEVGİ

Samanyolu TV’de yayınlanan Sayın Onk. Dr. Haluk Nurbaki’nin bu sohbetinde; sevgi ve aşk hakikatinin gerçek mânâsına erişeceksiniz… Günümüzün en çok tartışılan ve nefsani duygular ile karıştırılan sevgi ve aşk kavramlarınız değişecek. Sevgiyi tanımak istiyorsanız… İşte Haluk Nurbaki! işte mânâ, işte gerçek sevda…

 Dr. Haluk Nurbaki

Mutlu Olmak

Mutlu Olmak

Yüce Peygamberimizin insanlara getirdiği en önemli nimetlerden bir tanesi mutluluk reçetesidir. Yüce Peygamberimiz hem toplumları Allah inancıyla düzlüğe çıkarmak, bunu uygarlık bilim gibi iki güçlü kuvvetle meydana getirmek isterken bir yandan da insanlığa tek “Mutlu olma reçetesi“ni akıl almaz bir biçimde vermiştir. Bir insan, bunu iyice anlayarak kavrayarak yaşamını sürdürürse mutlu olmaması için hiç bir […]

 Dr. Haluk Nurbaki

KURAN ve İLİM

«ALLAH, MUHAMMED’E ÂŞIK OLMASAYDI, BÖYLE KİTAP FALAN GÖNDERİLMEZDİ.» Çünkü bu kitap Levh-i Mahfuz’un kendi tabiri ile (Sure-i Yusuf’daki tabiri ile) «kâinatın temel kompüter sisteminin Arapçaya tercüme edilerek şifrelenmiş bir halidir.»

…Yüce Kitabımızı, biliyorum diyenlerin dahi anlamadan, bir kitap gibi seyretmeleri… Onun mânâsını eleştirmek şöyle dursun, her bir saniye içine sindirip Allah diye sokaklarda raks edecekken, onun karşısında şaşkın şakın «şu şöyle mi oldu, bu böyle mi oldu» gibi evhamlara düşmeleri… …Yüce kitabımız, sevgilisi Fahr-i Kâinat Efendimize lütfettiği çok özel bir nimettir. Yani, söylemesi çok tuhaf […]

 Dr. Haluk Nurbaki

Sure-i İhlâs’ın Efüsi Yorumu / 08

…Dünyamızda yaşadığımız günlerle gerçek arasındaki farkı görmedikçe hiçbir yere varamayız. Yani biz hepimiz çok Müslüman’ız diye geçiniriz… Camiye gideriz, orucu tutarız… Ondan sonra, kapının önüne çıktığımız zaman «felan ağa, felanla felan yapıyor… Kardeşim! Bu devirde de böyle olur» deriz. Hemen, dünya batağına pat diye atlarız. Atlamamak lazım! Dünya batağı orada duracak, sen aslan gibi ayakta […]

 Dr. Haluk Nurbaki

Sure-i İhlâs’ın Efüsi Yorumu / 07

…«O hiçbir şeye küfüv olamaz» demektir. “Küfüv” demek; dengi veya zıddı demektir. Demek ki; ALLAH hiçbir şeyin zıddı da olamaz, dengi de olamaz. Bir Müslüman’ın, Allah’a imanda fevkalade önemli, anahtar bir yasasıdır bu; sure-i ihlâsın dördüncü ayeti. Biz genelde «adam sende, bize ne, okuyoruz, gidiyoruz» deriz ama hayatta çoğu zaman, Cenab-ı Hakk’a küfüv getiririz. O’na […]

 Dr. Haluk Nurbaki

Sure-i İhlâs’ın Efüsi Yorumu / 06

  …Vallahu Ahad; ‹Yalnız sen varsın! Hiç başka bir şey yok!› demektir, kesret yok! Onun için İslamiyet’in mesuliyeti elbette çok büyük ama çok da zevkli. Çünkü, böyle bir Cenab-ı Hakk’ın her an varlığından, her an düşüncede, harekatta önceliğinden ve özündeki en gizli noktasında olmasında rahatsız olmamak lazım. Biz kuluz, hata ile mağlubuz, yani biz hatalarla […]

 Dr. Haluk Nurbaki

Sure-i İhlâs’ın Efüsi Yorumu / 05

  Cenab-ı Hakk’ı, sure-i ihlâs’ın ışığı altında başlayarak diğer ayet-i kerimelerin emri istikametinde anlamaya gayret etmek, çalışmak; hem hayatta şahsi çıkar açısından bizim tüm yaşantımızı etkileyecek büyük bir olaydır, hem de ahiret dediğimiz asıl büyük hayat için ana temeldir. Çok iyi bilmek lazım gelir ki; ahretin, yani büyük hayat yaşantısının öyküsü, takdiri bandı, filmi burada […]

 Dr. Haluk Nurbaki

Sure-i İhlâs’ın Efüsi Yorumu / 04

  Cenab-ı Hakk’ın bir sıfatı, Rahman sıfatı; merhamet, kudret ve sevgiyi ifade ediyor. Merhamet, sevgi ve kudreti ifade eden bu sıfat bütün kâinata yaygındır. Atomlarda, elektronlarda, galaksilerde, yıldızlarda bütün mahlûkatın evlat sevgisinde, Türklerin toprağı alırken oraya karşı cazibesinde, aklınıza gelen her olayda… Cenab-ı Hakk’ın Rahman tecellisi vardır. Ama bütün bu tecelliler var diye Cenab-ı Hakk […]

 Dr. Haluk Nurbaki

Sure-i İhlâs’ın Efüsi Yorumu / 03

  Cenab-ı Hakk’a yaklaşım için gönül derinliği ve gönül hassasiyeti lazımdır. Bunu, Allah iyice anlamamız için; kendisini tarif edip, ismini de “içtenlik suresi”, “gönüldenlik”, “canı yürekten suresi” diye ihlâs koymuş. Şimdi tekrar dönelim Cenab-ı Hakk’ın hikmetine. Allah yüce kitabında kendisinin sıfatlarını tanımlarken, muhtelif sıfatlarını bildirirken, hepinizin bildiği gibi “Esmaül Hüsna” denilen yüz sıfatını bildirmiş bize […]

 Dr. Haluk Nurbaki

KAİNAT VE İNSAN NEDEN YARATILDI?

KÂİNAT NİÇİN YARATILDI? ALLAH KENDİSİNİ TANIYAN BİR VARLIĞI NEDEN MURAD ETTİ? Cenab-ı Hakk: ‹Ben gizli bir hazineydim bilinmek istedim, onun için mahlukatı yarattım!› Demek ki Allah’ın, sonsuz güzelliğini seyretmek ve sonsuz ilmini görmek istemesidir. Peki, (Yüce Allah) kendi güzelliğini nasıl seyredecek? Bir; İlim haliyle düşünülebilir, ikincisi de; güzellik haliyle… Yüce Kitabımız da; ‹Biz yedi kat […]

 Dr. Haluk Nurbaki

HAZRETİ EBUBEKİR

Hz Ebubekir, zekatını ve infakını borçlanarak tamamlamıştır. Ömrünü tamamladığı zaman da borçlu gitmiştir. Hatta dostlarına: “Sakın ola, benim borçlarımı hazineden ödemeyin; eğer çok samimi dostlarım çıkar, bir kısmını öderse, kalanını ben Cehennemde yanarak öderim, bu bana ait bir olaydır” demiş.

…İnfakta çok üstün örnekler sergileyen insan da Hz Ebubekir’di. Hz Ebubekir Efendimiz, bütün servetini köleleri ve cariyeleri satın almak için harcadı. Bu harcaması infakın sınırsızlığını göstermektedir. Öylesine harcadı ki, nihayet parası bitti. İki gündür yemek yemiyorlardı. Hz Ebubekir Efendimiz, “Ya Esma, farkında mısın? İnsanı zengin bilmeleri ne tuhaf… Bizi herkes tok sanıyor. Hadi bize kimse […]

 Dr. Haluk Nurbaki

HAZRETİ HAMZA

Hilkatin sırrını, Allah’ın ne olduğunu, Resullullah’ın ne olduğunu o anda hatırlayıverdi. Ve Resulullah’ın (sav.) huzuruna gelip baş koyduğu zaman hiçbir şey söylemeden dudaklarından bir şiir döküldü, fevkalade mühim bir şiir bu…

Resulullah’ın (sav.) huzuruna gelene kadar Hz. Hamza’da bu sırrı gizledi. Resulullah’ın (sav.) huzuruna geldiği zaman da durum değişti. Bakınız, okadar önemli bir hadisedir ki bu, bir an “eletsin” o müthiş cereyanı geçti vücudundan… Hilkatin sırrını, Allah’ın ne olduğunu, Resullullah’ın ne olduğunu o anda hatırlayıverdi. Ve Resulullah’ın (sav.) huzuruna gelip baş koyduğu zaman hiçbir şey söylemeden […]

 Dr. Haluk Nurbaki

Allah’ın Muhteşem Şaheseri Fahr-i Kâinat Efendimiz (sav)

Allah’ın Muhteşem Şaheseri Fahr-i Kâinat Efendimiz (sav)

Milli varlığımızın özüne sinmiş olan Sevda-yı Muhammedi (sav) bütün dünyaya ışık tutacak harika bir güzelliğimizdir.

İlah kendi güzelliğinin sonsuzluğunu, ilminin bitmezliğini seyretmek istedi. Ve imkânsızı yarattı. İşte Nur-u Muhammedi (sav). Ve sonra o sevdayı âlemlere rahmet olarak evrenlere yansıttı ve tüm varlıklara bir sevda heyecanı yayıldı. Ve de 12 Re’biülevvel günü insanlık yüce peygamberimizin nuru ile tanıştı. Güneşin kalbi havadaki moleküllerin raks heyecanı yeniden yaratılmanın sonsuz heyecanını yaşadı. İnsanlık içine […]

 Dr. Haluk Nurbaki

“Leyl-i Seca”dan “İlim Güneşi”ne…

“Leyl-i Seca”dan “İlim Güneşi”ne…

Mânâ ilmiyle meşgul olanlar “Leyl-i Seca” ile remzedilen karanlık devrin ve doğacağı müjdelenen “ilim güneşi”nin hangi çağda olacağını merak etmişlerdir. Bunun anahtarı ise “Sure-i Fil"dedir.

Duha suresi, çağımızda büyük bir mucize sırrı taşıyan bir Kur’an mesajıdır. Bu sure Efendimizin üzüntülü bir devrinden sonra inzal olmuştur ve yalnız ona hitap etmektedir. Efendimizin üzüntüsünün sebebi ise, kendinden asırlarca sonra gelecek olan mü’minler adına duyduğu endişelerdir. Onların yaşayacağı zulmetli çağları Allah’ın izniyle görüyor, ümmetinin azalacağını ve insanların pek çoğunun kurtuluştan nasipsiz kalacağını düşünerek […]

 Dr. Haluk Nurbaki

Şeytanın İmzası: Yalan

Şeytanın İmzası: Yalan

Ekonomiden politikaya, her türlü meslekte bir yalan fırtınası esiyor. Efendimizin üçüncü ismi olan El-Emin sırrı bütün toplumlarda kaybolmuştur. Bunun sonucunda unutulan sevginin yerini kin ve nefret almıştır.

Henüz çok yeni olan İslâm varlığı. Bedir’de vahşi Mekke sürüsüne karşı ancak 300 civarında mücahit toplayabilmişti. Bu yüzden yeni takviyeler beklenirken, on kişilik bir grup İslâm ordusuna ka­tılma heyecanı ile koşup geldi. Fahr-i Kâinat Efendimiz (s.a.v.) çok sevindi ve gecikmelerinin sebebini sordu. —Düşman bizi yakalayıp esir aldı, dediler. —Peki nasıl kurtuldunuz? —Biz onlara savaşçı olmadığımızı […]

 Dr. Haluk Nurbaki

Çağımıza Mesaj

Çağımıza Mesaj

Rabbimiz "Duhâ" sûresinde bir videonun kasetini ileri çevirmekten daha kolay bir şekilde gelecek asırları perde perde göstererek Habibini teselli etmektedir. Tabi bu arada, O Habibin ümmetine de o büyük müjdelerden paylar düşmekte. Her nimete olduğu gibi müjdelere de nailiyetimiz O'nun yüzü suyu hürmetine...

“Duhâ sûresi” çağımızda büyük bir mucize sırrı taşıyan bir Kur’ân mesajıdır. Bu sûre, Efendimizin üzüntülü bir devrinden sonra inzâl olmuştur ve yalnız O’na hitab etmektedir. Efendimizin üzüntüsünün sebebi ise, kendisinden asırlarca sonra gelecek olan mü’minler adına duyduğu endişelerdir. Onların yaşayacağı zulümlü zulmetli çağları Allah’ın izniyle görüyor; ümmetinin azalacağını ve insanların pek çoğunun kurtuluştan nasipsiz kalacağını […]

 Dr. Haluk Nurbaki

Kâinatın Anahtarı

Kâinatın Anahtarı

Fatiha sırrı, insanla kâinat arasındaki bilinmezliğin temel hikmetidir. Onun ilk âyetlerini tek tek inceleyecek ve Kur'an'ın nasıl bir mucize olduğunu anlayacağız.

Muhterem okuyucularım, bu yazımda sizlere kâinattaki sır ve onu açan Fâtiha anahtarından bahsetmeye çalışacağım. Göreceksiniz ki, en küçük zerreden tutunuz en büyük yıldızlara kadar her yaratılan şeyin kendine has bir ibâdeti, bir hedefi ve gayesi bulunmakta ve bunlarda saklı olan sırlar, Fâtiha anahtarı ile açılmaktadır. Her yazımızda olduğu gibi yine sizlerle birlikte ufak bir seyahate […]