Dr. Haluk Nurbaki

Medyanın Çürümüşlüğü

Decrease Font Size Increase Font Size Text Size Print This Page

Ahlâki değerlerin maddiyata taparak yaşayan toplumlarda her geçen gün çökmesi, soygun ve cinsel anarşinin temel kaynağıdır.

Medyanın Çürümüşlüğü

Medyanın Çürümüşlüğü

Bir kısım basının sermayesiz kâr amaçlı ekonomik kurumları onlara öyle aptalca bir gurur vermiştir ki, kendilerini yıkılmaz sanıyorlar. Son günlerde bir gazetenin kendisine uydu olarak seçtiği gazeteye destek amacıyla yaptığı reklâmların gülünçlüğüne bakın ki, milleti hiçe sayarak kavramlar ve anlamlar dejenere edilmektedir, belki fark etmişsinizdir. Radikal kelimesine hiçbir ülkede giydirilmeyen bir kıyafet giydirildi. Radikal kelimesi hem Fransızca, hem İngilizce ansiklopedilerde, düşünce itibariyle bir fikri ya da prensibi katı bir şekilde savunmak ve yaşamak anlamına gelir.

Bizim reklâmlardaki rezalete bakın. Bir fahişeyi ya da sahnede etek giyme sapıklığını radikal olarak göstermektedir. Üstelik bu gruba Atatürk’ü bile dâhil etmek küstahlığını gösteriyorlar.

İşin acı tarafı, her delinin yaptığı sapıklığı, “Ben radikalim” mazeretine ferman vermektedir. Dünya tarihindeki gerek bilim alanında, gerek politika alanında büyük dehaları temsil eden kimselerle fahişeleri ve cinsi sapıkları birlikte görüntülemek, ancak    bizim medyanın cehline yakışır.

Zaten yıllardır cinsel sapmaları doğal gibi göstermek, onları ekran karşısında nerde ise savunmak alışkanlığı pek çok kanalda seyrettiğimiz rezaletlerdir. Bazı programlarda da her toplumda olabilen rezil tecavüzleri görüntülemek gibi o işi yapmaktan daha ağır suç olan rezaletler göze çarpmaktadır. İçtimai bir yaraya el basmak için elbette çirkin görüntüleri sergilemek gerekmez. Aslında özellikle cinsel alandaki sapıklıkların takdimi o kadar zarif bir şekilde yapılmalıdır ki, herkes olaydan nefret etsin ve çirkinlikler yaygınlaşma fırsatı bulmasın.

Ahlâki değerlerin maddiyata taparak yaşayan toplumlarda her geçen gün çökmesi, soygun ve cinsel anarşinin temel kaynağıdır. Sosyete dâhileri gibi gösterilen çirkinlikler gündeme geldikçe, cinsi sapıklar evlenme teşebbüslerini meşru bir hak gibi medya aracılığı ile savundukça, kısa süre içinde de bu çirkinlikler yaygınlaşır. Üstelik toplumda üst seviyeye gelmiş insanların cinsel dedikodularda adlarının geçmesi, çirkinliklere fetva veren büyük bir tehlikedir.

Bütün dünyada cinsel sapmalara karşı çok hızlı bir çoğalma söz konusudur. Buna rağmen Batı ülkelerinin birçok kesimlerinde bu sapıklıklar bir perde arkasında saklanmak istenmektedir. AIDS hastalığının ortaya çıkmasından sonra cinsi sapıklığın geri döneceği sanılırken, bu hastalığın yayılmasında bir numaralı etken olan ters ilişki gözden kaçırılmak istenmiş, böylece yeniden yanlış sekse prim verilmiştir.

Hâlbuki AIDS’ten ölen meşhurların hemen hepsi ters cinsel ilişkiden sorumludurlar. Bazı medya kuruluşlarının kendilerini toplumda tek yetkili sanmaları, tüm hadiselerin yorumunda son aylarda Marksistlerle işbirliği şeklinde cereyan etmektedir.

Bu yazı Onkolog Dr. Haluk Nurbaki, 11 Kasım 1996 tarihli Akit Gazetesi’nden alınmıştır.

ALINTI VE KOPYALAMA: "NurbakiMektebi.com" ticari maksat gütmeyen, tamamen gönüllü katılıma açık bir iştiraktir! NurbakiMektebi.com'da, Haluk Nurbaki'nin umuma açık şekilde yapmış olduğu sohbetleri, vaazları, radyo ve televizyon programları kaleme alınarak yayınlanmakta; gazete ve dergi yazıları, ticari dağıtımı durmuş ve devam eden kitaplarından alıntılar kaynak gösterilerek yayımlanmaktadır. Bu bağlamda yayımlanan içeriklerin ulaşılabilir olması asıl gayemiz dâhilindedir; hakları saklı değil, tamamen açıktır. Ancak, alıntı ve kopyalama yapacağınız içerik sayfasına "bağlantı" vermeniz ve/veya "kaynak" göstermeniz zorunlu olmakla beraber, "ticari maksatlı yayınlarda" içeriğin tamamı veya bir kısmı hak sahiplerinden yazılı izin alınmadan kullanılamaz!