İslam Dininin İnsan Sağlığına Verdiği Önem

İslam Dininin İnsan Sağlığına Verdiği Önem
İslam Dininin İnsan Sağlığına Verdiği Önem

SAĞLIK NEDİR?

Bazı konular vardır ki, herkes onları bildiğini sanır. Hâlbuki gerçekte o konuyu pek az kimse bilir. İşte Sağlık konusu da böyledir. Herkes bir tarifle, bir sürü kuralla ortaya çıkar. Oysa bilindiği sanılan bu tanımların çoğu yanlıştır.

Söylediklerimiz yalnız bizde değil tüm dünyada böyledir. Batı yayınlarını tarayınız, en zor konularda inanılır pek çok kitap bulursunuz. Fakat sağlık konusunda birbirini yalanlayan çelişik sözlerden öte gitmeyen birkaç yayından başka hiçbir ciddi kaynak bulamazsınız.

Sağlık konusundaki bu dağınıklığın iki temel sebebi vardır.

1— Aşağı yukarı iki asır boyunca, bilim, özellikle tıp, ateist (inkârcı) bir bunalım içinde yürümüş, bu yüzden insan yapısını sıradan bir basit makina gibi seyretmişdir;

2— İnsan vücudundaki gerçek bilgiler, ancak yirmi yıldan bu yana bilinir hale gelmiş, gerçekler, neredeyse bir kaç yıldan beri bilinir olmuştur.

Mevcud bilgilerin çoğu, ise dünün bağnaz inkârcı tıp devrinden kalmadır. Söylediklerimi kanıtlamak için örnek vereyim.

a) 15 yıl önce üniversitelerde eğitim yapan hocalar bile anne sütünü yeriyorlar, anneleri ço­cuklar mı mama ile beslemeye yöneltiyorlardı. Hâlbuki beş sene önce Dünya Sağlık Teşkilatı sütün harika yapışım tesbit etti. Hatta mama reklamlarında anne sütü’nün öğülmesini zorunlu kıldı.

b) Yine on yıl öncesine kadar, kent kadınlarının zor doğum yapması onların tembelliğine bağlanıyordu. Hâlbuki son yıllarda şehirli kadınların geç ve zor doğum yapmalarının korkudan ileri geldiği anlaşıldı.

Şimdi, bunu sağlık kavramları açısından bir uygulamaya koyalım.

Bundan beş sene öncesine kadar doğuma hazırlanan annelere yalnız egzersiz yaptırılıyordu. Hâlbuki şimdi moral başta geliyor. Sağlık kavramları o kadar önemlidir ki nice anneler tıpdaki bu kavram yanılgısından dolayı bebeğini kaybetti. Yine pek çok kimse, bebekliğinde anne sütü almadığından dolayı hayatı boyunca sağlıksız yaşadı.

Bu kısa girişi yaptıktan sonra şimdi gerçek anlamda sağlık ne demektir ve nasıl korunur? Bunu inceleyeceğiz ve sağlıklı yaşamanın temel ilkelerini aktaracağız. Sağlık: Vücuddaki tüm sistemlerin eksiksiz, arızasız çalışmasıyla oluşan beden ve moral yapımızın güçlü düzenidir.

Sağlığın daha anlaşılır tanımı şöyle yapılabilir; Yaşama düzeninin arızasız ve güçlü yürümesi.

Şu halde sağlığı, sağlıklı yaşamayı anlayabilmek için önce insanın organlarının moral çalışma düzenini ve onların sentezini bilmemiz gerekir. Elbette sağlık kavramını anlamak için bütün tıp bilimini öğrenmek gerekmez. Fakat vücudun, yaşamı sağlamak için verdiği fizyolojik mücadeleyi ana başlıklar hâlinde tanımak gerekir.

Bilindiği gibi yaşamak, çevreye uymak, çevreden enerji alıp onu gereğince kullanmak demektir. Şu halde; sağlığın ilk temel sağlığını ilk temel ilkesi, bu enerji alış verişini başarı ile yürütebilmektir. Bu önemli hayat ilkesinin teorik tarafları bir yana, günlük hayatımızın ana başlıkları şunlardır:

1-Yeterince ve sağlığa uygun bir havayı solumak dolayısıyle havadan aldığımız oksijen ve yardımcı gazları Akciğer aracılığı İle kana katabilmek.

2-Ağızdan aldığımız yeterli besini sindirip kana ulaştırabilmek.

3-Kandaki besinleri ve oksijeni dolaşım sistemi aracılığı ile vücûdun tüm hücrelerine ulaştırabilmek.

Hayatın ikinci ilkesi olan çevreye uyum şartlarını da şöyle özetleyebiliriz:

1- Beş duyumuzu ve hareket sistemimizi kullanarak çevreyle gerekli ilgiyi kurmak.

2- Çevreden gelen olumsuz etkilerle geçerli bir mücadele yeteneği (ısı farkları, mikroplar ve ışınlara karşı direnebilme gücü)

3- Toplum düzeni içinde becerili bir zekâ dengesi kurabilmek.

Ayrıca, sağlığın bu iki temel şartı yanında en az onun kadar önemli olan yaşama amacına ve moral gücüne sahip olmak;

Şu halde sağlık, insanın beden ve ruh yapısıyla ilgili çok ciddi bir hayat koşuludur. Çağımızın inşam tüm teknolojik ve ilmî gelişmelere rağmen sağlığını sür’atli bir şekilde yitirmektedir. Yazık ki bu şiddetli çöküşe dur diyecek bir otorite yoktur; tek güç, insanın kendindedir. Yani herkes kendi sağlığına kendisi sahip çıkacaktır.

Sağlığımıza sahip çıkabilmek için onun temel prensiplerini çok iyi bilmemiz gerekmektedir. Belirtmek gerekir ki, bu temel prensipler, toplu olarak şimdiye kadar bir kitapta toplanmış değildir.

• Bu yazı Onkolog Dr. Haluk Nurbaki, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, İslam Dininin İnsan Sağlığına Verdiği Önem (Ankara, 1985) kitabından alınmıştır.