Alıntı Yazılar

Dr. Haluk Nurbaki’nin kitaplarından paylaştığımız yazılarına bu kategoriden ulaşabilirsiniz.

 Dr. Haluk Nurbaki

Marksistleri İncitmek mi?

Marksistleri İncitmek mi?

Laikliği korumak için madde koymaya özenenler, önce laikliğe, din ve dince kutsal sayılan konuları koruyacak bir ciddiyet getirsinler.

Nüfusunun % 99.99’u Müslüman bir ülkede her vesile ile dine sataşacaksınız, başını açmıyor diye üniversiteden kızları kovalayacaksınız sonra da çıkıp bu ülkede demokrasi var diyeceksiniz! Buna karşılık yine bu ülkede sayıları binde biri bile zor bulan Marksistler incinir diye PKK’ya Marksist bile demekten kaçınacaksınız. Terör yasasına laikliği korumak için madde koymaya özenenler, önce laikliğe, din ve […]

 Dr. Haluk Nurbaki

Silinmeyen Mühür

Silinmeyen Mühür

Yüce Padişah hisar inşaatında çalışan 5000 usta ve yaklaşık 10000 işçiyle birlikte, paşaları da dahil olmak üzere gerektiğinde taş taşımış ve hisarın Fahr-i Kâinat Efendimizin (S.A.V.) Regaip Kandili gününde bitirilmesi sağlanmıştır.

II. Murad Han devri. 17 yaşındayken tahta geçen ve 25 yaşına kadar at sırtından inmeyen Murad Han. Onun zamanında mânâ âleminin anahtarı, Ehl-i Beyt’ten Horasan’a yansıyıp, oradan birer mânevî füze olarak Anadolu’ya atılan Aksaraylı Hamid Hazretlerinin Ankaralı mûridi Hacı Bayram’dı. Hacı Bayram’da, biri İstanbul’un kalelerinin, diğeri ise kendisinden 500 sene sonraki Ankara’nın manevi anahtarları gizliydi. […]

 Dr. Haluk Nurbaki

Reenkarnasyon Saçmalıktır

Reenkarnasyon Saçmalıktır

...ruh hakkında açıklama vardır ve çok sarih açıklamalar bunlar. Mesela âyet-i kerimede, “Siz ölüydünüz, diriltildiniz. Sonra tekrar öldürülüp diriltileceksiniz…"

— Hiçbir âyetle, Kuran’la, hiç ilgisi yok reenkarnasyonun. Reenkarnasyon: ruhun bir ölen kimseden çıktıktan sonra tekrar başka bir bedene girmesi, yani tekrar bir hayat bulması, yeniden kabuk değiştirme anlamına geliyor. Şimdi bu hâdiseyi anlatmak, misal vermek, bunların hepsi biraz önce söylediğim gibi, ruhu tanımamaktan ileri gelir. Hâlâ ruhu İslâmiyet’ten önceki kavimlerin, hatta dinî çevrelerin yorumlarından […]

 Dr. Haluk Nurbaki

İstanbul’un Gönlündeki Çifte Sultanlar

İstanbul’un Gönlündeki Çifte Sultanlar

İstanbul’daki Sümbül Efendi Dergâhının bahçesinde İstanbul’un mânâ nabzı atar durur. Çifte Sultanlar’ın sonsuz mânâ ışınları İstanbul’a nasıl yansıyacak?

Yıllar önceydi, Mürşidim Faik Saraç, beni Sümbül Efendi dergâhının bahçesindeki bağrı yanık çınar ağacının yanına götürmüş ve İstanbul’un gönül sırrıyla tanıştırmıştı. 14 asır öncesinde bir manastır olan bu bahçede, Fahri Kâinat Efendimiz (s.a.v.) gönül incileri ve Hz. Hüseyin Efendimizin sevgili kızları yatıyordu. Hain Yezid’in oyunları ile Bizans’a cariye olarak gönderilen bu çifte sultanlara, İslâm’dan dönmeleri […]

 Dr. Haluk Nurbaki

Asr Sûresi

Asr Sûresi

...insanoğlu bu gerçeği bilseydi, uzaya bile Asr Süresi’ni yazar asardı.

Âyet 1: Çağlara kasem olsun ki, Âyet 2: İnsanlar hüsrandadır (çöküntü ve yıkıntı içinde perişandır). Âyet 3: Ancak îman edenler ve güzel davranışta yaşayanlar, bir de hak ve sabır tavsiye edenler başka. Bu sûre, Kur’an’da en kısa üç süreden biridir ve insanı tarif etmektedir. İnsana ait tüm gerçekler bu üç âyet içinde eksiksiz ifadesini bulmaktadır. […]

 Dr. Haluk Nurbaki

Burçların Kadere Etkisi…

Burçların Kadere Etkisi…

Astronomi ve fal konuları yayın organlarında çok yer buluyor ve insanlar ilgi gösteriyorlar. Kur’an’da da burçlara kasem var. Kur’an’ın bu hâdiseye bakış açısı nasıldır?

Evvela çağımızdaki insanların, falcılık anlamına burçlar bağlantılarındaki gafleti görmemiz, tespit etmemiz lazım geliyor. Çünkü aslında burçların mevcudiyeti yani burç dediğimiz, birbirlerine eşit mesafelerini koruyan yıldız takımları demektir, burçtan kastımız budur. Yani birbirlerine karşı mesafeleri, uzaklıkları bakış zaviyemiz açısından dahi koruyorlar. Onları biz onun için hep aynı sistem içerisinde görebiliyoruz. Bunun en belirgin örneği, gök haritalarına […]

 Dr. Haluk Nurbaki

Reenkarnasyon Adana’da Var, Amasya’da Yok!

Reenkarnasyon Adana’da Var, Amasya’da Yok!

Reenkarnasyon hâdiseleri beni hiç şaşırtmaz. Bir adam gelse dese ki, benim hayatımı aynen yaşadığını ifade etse, çocukluk hayatımı, benim bile zor hatırladığım şeyleri anlatsa, “Ne güzel ruhum varmış, nasıl kopya etti?” derim. Yani reenkarnasyon dediğimiz hâdise, büyütülecek bir hâdise değil.

Reenkarnasyonla ilgili olarak yeryüzünde diyelim ki üç tane ki çok önemli misal varsa, altmış yaşından sonra resim yapmak gibi veyahut da bir insanın hayatını aynen anlatmak gibi, bu çıkarılmıştır üç milyona. Dikkat ediniz, bakınız, reenkarnasyon yalnız Adana’da oluyor. Niye peki Amasya’da olmuyor da Adana’da oluyor”? Oraya mı hep yeni, taze ruhlar sevk ediliyor? Bu, doğrudan […]

 Dr. Haluk Nurbaki

Ufo Aldatmacası

Ufo Aldatmacası

Mesela bugün, günün modası olan yıldız falları, UFO’ların amacı İlâhi kitapları çürütmektir. Çünkü onlar sıkıştıkları zaman İlâhi kitap diye inkârı mümkün olmayan bu hakikatleri, “Uzaydan başkaları gönderdi, Allah göndermedi” diyecekler ve İlâhi kitapların varlığını çürüteceklerdir. Amaçları budur. Evrim tutmadı, şimdi UFO’larla hücuma kalkışıyorlar. Onun için kitaplara iman fevkalade önemlidir. Bir insan kitaplara iman ettikten sonra […]

 Dr. Haluk Nurbaki

İnsanlık Tarihinin En Yüce Fazilet Savaşı

İnsanlık Tarihinin En Yüce Fazilet Savaşı

Gerek Fahr-i Kâinat Efendimizin şahsına, gerekse bir avuç fedaiye karşı açılan iğrenç zulüm öyle sert başladı ki, davanın kazanılacağı katiyen ümit edilemezdi.

İnsanlığı şerefli mevkiine götürmek için açılan fazilet bayrağı ve onun etrafında toplanan minicik fedailer. Karşıda ise çirkinlikleri ölesiye savunan zâlimler. Gerek Fahr-i Kâinat Efendimizin şahsına, gerekse bir avuç fedaiye karşı açılan iğrenç zulüm öyle sert başladı ki, davanın kazanılacağı katiyen ümit edilemezdi. Hz. Sümeyye, kollarından gerilip, omuz mafsalları söküldükten sonra binbir eziyetin dayanılmaz acıları içinde […]

 Dr. Haluk Nurbaki

Bir Gençlik Bekliyoruz

Bir Gençlik Bekliyoruz

Fahr-i Kâinat Efendimiz (S.A.V.) Kur’an nurunu insanlığa hediye ettiği ilk yıllarda, müşrikler tarafından tahammül edilmez hakaretlere maruz bırakılıyor, hor görülüyor ve hatta Taif’de olduğu gibi acımasızca taşlanıyordu. Ama etrafında pervane olan genç sahabeler, Efendimiz’e (S.A.V.) değil bir taş’ın dokunmasına, yakıcı bir güneş ışığına veya sıcak bir rüzgârın değmesine bile razı değildi.

Milletleri ayakta tutan güç imân ve sevgi ateşiyle yanan genç nesillerdir. Her şeyini kaybetmiş ülkeler bile, bu ümitle yaşar. Ne yazık ki toplumlar, hasretle bekledikleri yeni nesillerin, birbirini yıkan dama taşları gibi ardarda devrildiğini görmekte ve çaresizlik içinde kıvranmaktadır. Gönüller, imânla ve onun bir meyvesi olan sevgiyle canlanır. Aksi takdirde ölür ve toplumlarını çeyrek asır […]